ben insandım
yoktu hiçbir farkım diğer kullarından tanrının. dokuz ay on gün ana rahminde kalan, doğan, büyüyen, konuşan, yemek yiyen bir candım
yirmiyedisindeydim daha henüz ömrüne doymamış gencecik bir fidandım. iyiye, güzele, yeniye, doğruya; dost... kötüye, çirkine, eskiye, eğriye düşmandım.
ben insan’dım...! canım aldılar ecelsiz pırıl pırıl bir onsekiz mayıs günü. yoluna baş koyduğum, vebalım, sevdalım, toprağıma uzandım. saplandı yağlı kurşunlar delikanlı bedenime; tepeden tırnağa kandım.
ben insan’dım...! ben cümle ezilenlerin sadık dostu, zulme, baskıya, sömürüye düşmandım. bağımsızlık ve özgürlük kavgasında en ön saflarındaydım, mazlum halkımın. elde silah kahramanca savaşandım. yokluğuma kadeh tokuşturdu hain takımı, bilmediler ki ben söylenen türküde, yakılan ağıtta ve dinmeyen silah seslerinde yaşayandım.
ben insan’dım...! ben içcilerin, ben köylülerin, ben bütün ezilenlerin muhteşem kini. ben sömürgeciliğe, emperyalizme ve yerli gericiliğe karşı, şaha kalkan halkın gür sesi. ben baştan başa isyandım... ne beş meteliğe ırzını vermeye hazır bir hain, ne de ‘‘yediği insan eti, içtiği kan olmuş’’ bir sultandım.
ben insan’dım...! ben karadeniz’de derya dibinde balıklara yem edilen onbeş özge candım. ağrı’ydım ben, koçgiri’ydim, dersim’dim, zilan’dım... deşilmiş karınlardan alınan günyüzü görmemiş bebeydim ben, süngülerin ucundaydı salıncağım.
ben insan’dım...! zulüm ve işkence, dert ve kahır unutulur belkide. ben unutulmam. çünkü ben dilden dile dolaşan bir destandım. dağlardan, barikatlardan düşmana kurşun sallayan gerillanın göğsündeki nişandım.
ben insan’dım...! ben pençelerini ve iğrenç dişlerini vücuduma geçiren sömürgecilerin ağzındaki kandım. ben toplu imhalar, ben idam, ben sürgün, ben mecburi iskandım.
elleri ve kolları birbirine bağlı kirve, hısım ve akraba, kimileriyle akrandım. oracıkta benzin döktüler üstüme. küllerimiz birbirine karıştı; yüzbinlerle cayır cayır yandım...
benzerlerimdi katledenler beni,
ama ben insan’dım...! tarihtim ben. ezilenlerin, horlananların tarihi.....
geçtim zulüm cenderesinden. kan kızıla boyandım. imparatorlar, sultanlar cümle iblisler yok etmek istediler beni. saldım toprağıma kökümü. bugüne dek dayandım.
ben insan’dım...! spartaküs’le beraberdim, roma arenalarında ilk umudu, ilk gerillasıydım cihanın efendilerine karşı ayaklanandım. 1871’de paris’te, rusya’daydım ekim 1917’de....!
çin’de, kore’de, küba’da, vietnam’da kızıl bayrağı taşıyandım. laos’ta, kamboçya’da, mozambik’te, angola’da kan kusan mitralyözdüm ben...! deştim karnını hainin, sömürgecinin; cepheden cepheye yankılandım. yurt sevgisini iğrenç bir maske gibi suratlarında taşıyanlar, cânım aldılar ecelsiz.
ben bir militan’dım...! savaşsız ve sömürüsüz bir dünya içindi kavgam... henüz yirmiyedisindeyken ve gencecik bir fidanken daha, bağımsızlığın ve özgürlüğün kutsal özlemi uğruna al kanlara boyandım.
ben insan’dım...! ben bitmeyen kavga, ben bağmısızlığa susamış ülke ben kurtuluşun gübrelenmiş toprağı,
ben kürdistan’dım...!